• facebook
  • twitter
  • googleplus
  • telegram
  • youtube
  • skype
  • tumblr
  • Anasayfa
  • >
  • Ruhani: “İran’ı yaptırım, baskı ve fakirlik silahı ile teslim olmaya zorlayanlar ile asla müzakere yapmayız”

Ruhani: “İran’ı yaptırım, baskı ve fakirlik silahı ile teslim olmaya zorlayanlar ile asla müzakere yapmayız”

  • Eylül 25, 2019
  • Comments Off

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Birleşmiş Milletler genel heyeti toplantısında konuştu. Konuşmasına Irak, Suriye, Afganistan, Yemen ve Filistin halklarını anarak başlayan Ruhani, Ortadoğu’nun hatri sayilir büyüklükte tek kan gölüne döndüğünü belirterek, ”İşgalin, terörün ve ırkçılığın en hatri sayilir büyüklükte kurbanı Filistin halkı olmuştur” dedi.
ABD’nin Filistin çözümü amaciyla sunduğu ‘yüzyılın antlaşması’nı, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak anılması ve Golan Tepeleri’nin İsrail’e verilmesini kınayan İran Cumhurbaşkanı Ruhani, “ABD’nin bölge amaciyla sunduğu yıkıcı planlarının aksine İran İslam Cumhuriyeti’nin güvenlik ve terörle mücadeledeki katkı ve yardımı dahada alici olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Türkiye ve Rusya ile birlikte başlattığımız Astana zamani İran’ın faal rolünü göstermektedir”
İran’ın Suriye ve Yemen’de güvenlik ve terörle mücadeledeki katkısına işaret eden Ruhani, ”Suriye’de ülkemiz ve Rusya ile birlikte başlattığımız Astana zamani ve Yemen amaciyla sunduğumuz barış planı İran’ın faal rolünü göstermektedir” dedi.

“ABD ile İran’ı hayat ekonomisinden yoksun kılmaya çalışıyor”
ABD tarafından İran’a baz alinarak tatbik edilen yaptırımlara değinen Ruhani, ülkesinin tek buçuk senedir ağır yaptırımlar altında olduğunu vurgulayarak, ”Ben tek buçuk sene üzerinde ahenk gösteren ücret yaptırımlara karşı direnen ve kendisinin teknolojik ve ilmi çalışmalarını savunmaya çalışan tek ülkeden geliyorum. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ hudutları aşan ağır yaptırımları ile İran’ı hayat ekonomisinden yoksun kılmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

“İran’a en ağır yaptırımlarını uyguladıklarını söyleyenlerin müzakere çağrılarına inanmamız mümkün değil”
İran’ın Katiyen yaptırım ve dayatmalar karşısında teslim olmadığını belirten Ruhani, alanda adaleti, barışı ve kalkınmayı hedeflediklerini söyleyerek, ”İran milletine tarihin en ağır yaptırımlarını uyguladıklarını söyleyenlerin müzakere çağrılarına inanmamız mümkün değildir. Nasıl olur da AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ amaciyla aralarında kadın ve çocukların da olduğu 83 milyon insana yaptırım uygulamak, tek iftihar ve mutluluk dolu olmak kaynağı olabilir. İran milleti Katiyen bu cinayetleri ve katilleri unutmayacak ve affetmeyecektir” şeklinde konuştu.

“İran nükleer anlaşmasına tek sene anlaşmaya vefa göstermiştir”
ABD’nin BM’nin 2232 sayılı kanununu çiğnediğini söyleyen Ruhani, bunun bütün dünyadaki ülkelerin ahenk gösteren ücret ve siyasi bağımsızlıklarına müdahale olduğunu belirterek, ”İran, ABD’nin tek taraflı olarak nükleer anlaşmadan ayrılmasına karşın tek sene anlaşmaya vefa göstermiştir. Biz BM’ye duyduğumuz saygı hasebiyle Avrupa’ya vermiş olduğu 11 taahhüdü adina getirmesi amaciyla fırsat verdik. ama onlardan Yalnızca iyi sözler duyduk ve tesirli tek adım atamadılar” dedi.

“Tek deva ulusal güce, izzete ve onura yaslanmaktır”
İran’ın nükleer anlaşmadaki Bir takım taahhütlerini askıya almasına karşın anlaşmaya hali hazırda bağlı olduğunu belirten Ruhani, İran’ın göstermiş olduğu sabrın tek sınırı olduğunu vurgulayarak, ”Eğer AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ BM’nin kararlarına saygı duymuyor ve Avrupa kendisinin verdiği sözleri adina getirmede acizlik yaşıyorsa, tek deva ulusal güce, izzete ve onura yaslanmaktır” dedi.

“Müzakereye cevabımız hayır”
ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı ayrıldığını anımsadan İran Cumhurbaşkanı Ruhani, İran’ın müzakere çağrılarına yanıtının hayır olduğunu söyleyerek, ”İran milleti ve ülkem adına, baskılar altında yapılan müzakere çağrılarına cevabımız hayır olacaktır. İran’ı yaptırım, baskı ve fakirlik silahı ile teslim olmaya zorlayanlar ile Katiyen müzakere yapmayız” ifadelerini kullandı.

İran ile müzakerenin ama yaptırımların kaldırılması ile mümkün olacağını söyleyen Ruhani, “Tıpkı İran dini liderinin belirttiği benzeri müzakerenin tek koşulu anlaşmaya art dönmektir” dedi.

“Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini bu bölgedeki ülkelerin katılımıyla sağlayabiliriz”
İran’ın Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki güvenlik anlayışının alanda barış ve huzurun istikrarı ile Hürmüz Boğazı’ndan gemi ticaretinin güvenliği olduğunu söyleyen Ruhani, “Son gerçekleşen olaylar bu güvenlik istikrarını tehlikeye atmıştır. Basra Körfezi, Umman Denizi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini bu bölgedeki ülkelerin katılımıyla sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

“Ortadoğu’da Sulhun nihayet çözümü içeride demokrasi ve dışarıda diplomasi anlayışıdır”
Bölgedeki güvenlik ihtiyacının yabancı ülkeler tarafından karşılanmasının bölgeye müdahale mananına geldiğini belirten Ruhani, bölge güvenliğinin AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ askerlerinin bölgeden çekilmesiyle mümkün olacağını vurgulayarak, “ABD 18 senedir terörü azaltabilmiş değil. ama İran komşu ülkelerle birlikte DEAŞ terörüne alanda nihayet vermiştir. Ortadoğu’da Sulhun nihayet çözümü içeride demokrasi ve dışarıda diplomasi anlayışıdır. Güvenliği satın alamayız ve dışarıdan yabancı ülkeler bizim amaciyla güvenliği saglamak edemez” dedi.

ABD’nin İran’ın komşusu olmadığını söyleyen Ruhani, bölge ülkelerini işaret ederek, “Komşularımızın bağımsızlık ve güvenlikleri, aynı zamanda bizim bağımsızlık ve güvenliğimizdir. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ bizim komşumuz değil. Sizin komşunuz İran İslam Cumhuriyeti’dir. Atalarımızın bize öğrettiği anlayış, evvel komşun ardindan ev anlayışı olmuştur. tek vakit istikbal ve alanda Yalnızca siz ve biz kalacağız. Biz sizinle komşuyuz, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ile değil” şeklinde konuştu.

Aynur Sena Çabuk

önceki haber «
sonraki haber »